1979 Nisan doğumlu, Etnomüzikolog Öykü ODABAŞ, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Korno eğitimi almış; daha sonra Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’nda Etnomüzikoloji ve Folklor Anabilim dalını bitirmiştir. Kelt Kültürü ve Müziği uzmanı olan Öykü ODABAŞ, aynı zamanda mental rahatsızlığı olan çocukların, müzik ile eğitimlerini geliştirici bir sistem yaratmıştır.

 

Herkes gibi bilinmezlerin süslediği, seçimlerimin yansımalarından kaçamadığım, eğlenceli ve bir parça eksantrik bir hayatım oldu.

Doğumum bile başlı başına bir olay olunca, sanırım annem ve babam hayatımın da bir masala benzeyeceğini tahmin ederek ismimi ÖYKÜ koymuşlar.

Aslında her şey hakkında biraz fikri olan insanları hiçbir zaman sevmemişimdir. Ancak yazılı tüm bilgileri okumak gibi bir obsesiflik edindiğimde her şey hakkında biraz bilgim oldu.

Bir iç kanamanın etkilerini, doktor gelesiye kadar engellemekten, damar yolu açmaya varana kadar ilk yardım bilgilerinin yanı sıra Maraş İşi, Çin İğnesi, Kum İşi gibi pek çok makine nakışı çeşidini de öğrendim ve bir kenarda durması için bekletmeye başladım. Aynı zamanda serpme ağ ve meramet yapmasını da biliyorum ve hatta arada hala yapıyorum.

Hacettepe’de okurken çok sevdiğim bir öğretmenim olan sevgili Mehmet Emin Göktepe; boş vakitlerimizde gidebildiğimiz kadar değişik kursa gidip, sertifikalarını almamızın öneminden bahsetmişti bir kere…

Sanırım o zaman ayrımına varamadım ama aslında bu bir çeşit modern Çelebi’lik haliydi. Tek fark, sadece gezerek değil aynı zamanda eğitimler alarak ilerlemekti.

Bunun dışında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuar’Inda Korno öğrencisiyken ücretli, sözleşmeli ve Stajyer Devlet Memuru olarak pek çok profesyonel orkestrada Kornistlik yaptım. Daha sonra kendimi Hacettepe Ankara Devlet Konservatuarı’nda Etnomüzikoloji okurken buldum.

Etnomüzikolojinin yaşamıma girişi ile birlikte, antropoloji, sosyoloji, felsefe ve etimolojinin ne kadar eğlenceli bilim dalları olduğunu keşfettim ve özellikle etimoloji üstüne çok fazla yoğunlaştım.

Eski Türkçe, İngilizce bildiğim doğrudur ve giriş seviyesindeki İspanyolcamı da pek bir severim.

Down Sendromlu çocuklar ile çalıştığım Beykoz’a bağlı bir Eğitim Uygulama okulundaki gözlemlerimi geliştirerek, mental geriliği olan çocukların eğitimlerine katkı sağlayabileceğine inandığım bir sistem geliştirdim. Ve bu sistemi uygulayarak, bence hatrı sayılır ilerlemeler kaydettiğim öğrencilerim oldu. Yazmadığım zamanlarda, bu konuyla ilgili çalışmalarıma odaklanıyorum ve paneller hazırlanıyorum.

Boş gezmeyi sevmiyorum ve hayaller âlemine daldığım zamanlarda bile üretken olabilmek adına hikâyeler yazmaya devam ediyorum.

Wattpad isimli bir sitede (duymayanınız kaldı mı gerçekten?) Gerçek Masallar (Gercek_Masallar) mahlası ile hikâyelerimi yayınlıyorum. Unutmayın ki hikâyelerim sadece Wattpad’de mevcut.

Bir müzisyenin tüm hallerini barındırabilen ve sosyal toplumun, sessiz olarak dayattığı kuralların pek çocuğunu anlamadığı için uygulamayan renkli bir insan olduğumu düşünüyorum.

Kişilerin özgürlüklerinin, diğer kişilerin özgürlüklerinin başladığı noktaya kadar olduğuna inanıyorum.

Tüm burada yazdıklarım ise, şu anda sadece, oğlumun uyanık olmadığı zamanları kapsıyor çünkü bir çocuk yetiştirmek çok önemli bir sorumluluktur ve bebeğimin ihtiyaçları tabii ki her şeyden önce geliyor; sevgiye olan ihtiyacı da. Bana sarılmak ve oynamak istediği her an yanında olabilmek adına da, dediğim gibi tüm bu saydığım aktiviteleri oğlum uyurken yapabiliyorum. . Yani kısaca, işin aslı üretmek için uyumuyorum.

Sanırım kendi hakkımda söyleyebileceğim başka bir şey kalmadı… Size sitemde keyifli zamanlar dilerim.